3 YAŞINDAKİ MUHARREM BEBEĞİN SON FOTOĞRAFI

http://blog.radikal.com.tr   adresinde bugün Naile Koç tarafından yazılan bu yazı sanırım benim gibi sizlerin de hislerine tercüman olacaktır.


Ayakkabı Kutularındaki Dolarlar ve Çuvalda Cansız Bedeni Taşınan Muharrem Bebek
Yer : Van’ın Gürpınar ilçesi’ne 80 km uzaklıktaki  Yalınca Köyü’nün Çeli Mezrası. Mezra köye 16 km uzaklıkta…
Mezrada yaşayan 7 kişilik bir ailedir Taş ailesi.
Kar diz boyu…
Karlara gömülü evlerin birinde 3 Yaşındaki Muharrem rahatsızlanır.
Yüksek ateş ve öksürük…
Bir seçenekleri Karların kapattığı yollardan yürüyerek köye,  oradan ilçedeki hastaneye götürmektir Muharrem'i. Bu saatler alacaktır çünkü yollar kardan dolayı kapalıdır. Baba, telefon ile sağlık ekiplerini arar. Kış aylarında çok alışık olduğumuz televizyon bülteni haberidir ya karla kapanan yollardan dolayı hastaneye götürülemeyen,  böbrek hastası veya hamile kadının feryadına yetişen, karayollarının yol açma ekiplerinin ardındaki sağlık ekiplerinin görüntüleri. İzlerken insana iki şey düşündürür bu görüntü. Kimimizin yüreğini incecik bir sızı sarar o insanların çaresizliğinden ötürü. Kimimiz yardım götürülmüş olduğuna sevinir ekiplerin çalışmalarıyla gururlanırız. Oysa haber bültenlerinden görmeye alıştığımız sıradanlığın çok ötesindedir o coğrafyada gerçekler. Kar, kış bir halk için ölüm sebebidir.
Saatler geçmektedir… Muharrem ateşler içinde. Aile çaresiz… Gece uzun. Yollar kar. Ve gece 02.00 sıralarında Muharrem küçücük gözlerini kapatır.
Bunun üzerine aile vaziyeti, Van'da yaşayan yakınlarına bildirir. Gece yarısı yola çıkan yakınları, araçlarla sabaha karşı köye, geri kalan ve kapalı olan yolu ise 4 saat yürüyerek mezraya ulaştır. Otopsi işlemlerini yapmak ve suç ilanında bulunmak için yola çıkarlar. Muharrem'in cansız bedeni babasının sırtındaki çuvala konur ve yeniden yürüyerek 16 km uzaklıktaki Yalınca Köyü'ne giderler. Yüzüncü Sene üniversitesi Tıp Fakültesi Dursun Odabaşı Tıp Merkezi'nde otopsisi yapıldıktan sonra Van'daki Şabaniye Mezarlığı'nda toprağa verilir ve  aile sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunur.
Amca Abdurahman Taş cep telefonuyla bu dramı fotoğraflamasaydı hiç birimizin Muharrem bebekten, bu çaresizlikten, sorumsuzluktan haberimiz olmayacaktı.
Şimdi gözlerimin en derininde o fotoğraf var günlerdir. Yüreğim acıyor.  Bir yanım Muharrem bebeğin gözlerine çakılı bir yanım cansız bedeninin taşındığı çuvalda…
 Biliyorum lanet etmek çözüm değil.
Biliyorum böyle ölmek kader değil.
O coğrafyada bütün kış yaşanan trajedi bu. Daha kaç Muharrem bebek var bilmiyoruz.  Gerçekleri televizyon bültenlerinden izlemeyi beklemeyelim. Van Depreminden sonra konteynır kentteki depremzedelerin sokağa atılmalarına  tepki olarak başlattıkları ölüm orucuna dikkat çekmek için başlayan bir kampanya vardı “Van Ölüyor”. Evet Van Ölüyor! Köyüyle, Mezrasıyla çoluğuyla çocuğuyla Van Ölüyor. Sadece Van’da değil. Bitlis, Şırnak, Muş, Kars v.b şehirlerin bütün köylerinde mezralarında insanlar çaresizlikten ölüyor. Konya'da camsız evlerinin penceresinden dolayı soğuktan donarak ölen  ‘Ayaz’ bebekte Van'da sağlık ekiplerinin sorumsuzluğundan dolayı ölen Muharrem bebekte son olsun.
Vicdanlarınıza sadece şunu sorun bir defa istiyorum; Bakan çocuklarının ayakkabı kutularına istiflediği, kaçırdığı, bankalarda –yabancı ülkelerde Ak’ladığı ve 100 milyon euro'yu bulduğu iddia edilen paralarla kaç “Ayaz” bebek kaç “Muharrem”  bebek yaşıyor olurdu?




Yorumlar