ÜLKEMDEN ''İNSANCA'' MANZARALAR!!!
.jpg)
''Eskişehir Osmangazi Üniversitesi öğrencisi C. A. isimli şahıs Eskişehir'de bir kafeden sahiplendiği kediyi katletti! Facebook yazışmaları ortaya çıkan katil zanlısının kediyi öldürme sebebiyse kedinin 'yatağına pislemiş' olması. Kedinin karnını yararak bağırsaklarını dışarı çıkaran katil zanlısı, yazışmalarında kedinin 1 saat 35 dakika boyunca can çekişerek ölmesini beklediğini de yazdı. C. A., bağırsakları dışarı çıkmış halde kanlar içinde duran kediyi tüm soğuk kanlılığıyla videoya da kaydetti. Görüntü adeta şiddetin pornografisi olduğu için fotoğrafları buradan yayınlamayı uygun bulmuyorum. Kediyi canice öldüren A.'un okuldan atılması için change.org sitesinde de imza kampanyası düzenleniyor. Olay sosyal medyada büyük dikkat çekti. ''
Bu, insanca haberlerimizin ilki. Gencin adını özellikle yazmadım, çünkü o hasta. Onu teşhir etmek bu sorunu çözmeyecek. Herkes öyle öfke dolu ki artık, kimin hangi canlıya zarar vereceği belli değil. Zaten ülkemde hayvanlara tecavüz etmek, işkence etmek, öldürmek suç değil, sadece KABAHAT! Bu genç 500 tl civarı bir para cezası verilerek serbest bırakılıyor. Oysa bir psikiyatra gönderilmeliydi ki, hem çevresine hem de kendine zarar vermesi engellensin.
İkinci habere güleyim mi, ağlayayım mı bilemedim.
''Muhteşem Yüzyıl dizisinde Şehzade Mustafa'nın babası Kanuni Sultan Süleyman tarafından boğdurulması ardından Bursa'da oturan H. K., geçen hafta Bursa Cumhuriyet Savcılığı'na giderek, Kanuni Sultan Süleyman, Hürrem Sultan, Rüstem Paşa ve adının tespit edilmesini istediği diğer şüpheliler hakkında suç duyurusunda bulundu.
'Şüpheli' olarak gösterdiği Kanuni Sultan Süleyman, Hürrem Sultan ve Rüstem Paşa hakkında 'Halkı kin ve nefrete sürüklemek' ve 'Azmettirerek boğdurmak' suçlarından yargılanmalarını isteyen eden Köz, dilekçesinde şüphelilerin adresini 'Topkapı Sarayı/İstanbul' olarak gösterdi.
Şehzade Mustafa'nın katillerinin bulunarak cezalandırılmasını ve şehzadeye itibarının iadesine karar verilmesini istedi.''
Şehzade Mustafa'nın katillerinin bulunarak cezalandırılmasını ve şehzadeye itibarının iadesine karar verilmesini istedi.''

Bu günlerde ülkemde suç duyurusunda bulunacak o kadar çok şey varken, yaklaşık 500 sene önce olan bir olayla ilgili suç duyurusunda bulunmak, katillerin cezalandırılmasını istemek, üstelik bir de şüphelilerin adresi olarak da Topkapı sarayını vermek acaba hangi akla hizmettir? Zaten ülkemde adalet sistemiyle ilgili ciddi sorunların yaşandığı bu günlerde mahkemeleri böyle 500 sene sonra fark edilen konularla uğraştırmak ne derece doğrudur?
Ayrıca tarihsel olaylar zaman ve mekan göz önünde bulundurularak, konuya hakim bilim adamları tarafından değerlendirilmelidir.
Evladın katledilmesini hoş görmek mümkün değil ama;
Burada EVLAT MI? DEVLET Mİ? seçimi yapılmaktadır.
Buna bir örnekte Kurtuluş savaşından:
Gelecekteki özgür bebekler için bebeğinin üstündeki yorganı alıp cephanelerin üzerine örten ve çocuğunu kaybeden Türk kadını da bu seçim de Ülkesini yani DEVLETİ seçmiştir.
Amacım burada Kanuni Sultan Süleyman'ı , kardeş ve evlat katleden Osmanlı padişahlarını haklı göstermek değil, ama bu olayların 500 sene ve o dönemdeki yönetim şekli (sadece Osmanlı için değil) göz önünde tutularak tüm olaylara hakim kişilerce değerlendirilmesinin doğruluğunu göstermek..
Yorumlar
Yorum Gönder